Vasiyetname , miras bırakanın son arzu ve isteklerini barındıran, terekesinin nasıl ve kimler arasında dağıtılacağını belirleyen beyanıdır. Medeni Kanun Madde 502’ye göre ; vasiyetname yapabilmek için on beş yaşını doldurmuş ve ayrıt etme gücüne sahip olmak gerekir. Vasiyetname 3 şekilde yapılabilir ;
Resmi Vasiyetname : Resmî vasiyetname, resmî memur tarafından iki tanığın katılımıyla düzenlenir. Resmi memurdan kasıt, sulh hakimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş başka bir görevli olabilir. Miras bırakan, vasiyetini resmî memura bildirir. Memur, vasiyetnameyi hazırlar ve okuması için miras bırakana verir. Vasiyetname, miras bırakan tarafından okunup imzalanır, daha sonra memur tarafından tarih konarak imzalanır.
Miras bırakan, vasiyetnameyi okuduğunu ve bunun kendisinin son isteklerini içerdiğini memurun önünde iki tanığa bildirir.
Tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve miras bırakanı vasiyetname düzenlemeye uygun gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar, tanıkların vasiyetname içeriğini bilmesi zorunlu değildir.
Miras bırakan vasiyetnameyi herhangi bir engelden dolayı okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine miras bırakan vasiyetnamenin son doğru olduğunu bildirir. Bu durumda tanıklar, hem miras bırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu vasiyetname düzenlemeye uygun gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından miras bırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son isteklerini içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak altını imzalarlar.
Medenin Kanun Madde 536’ya göre herkes resmi vasiyetname düzenlenirken tanık olamaz. Bunlar;
- Fiil ehliyeti bulunmayanlar
- Bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar,
- Okuryazar olmayanlar
- Miras bırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine memur veya tanık olarak katılamazlar.
Aynı zamanda resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memura ve tanıklara, bunların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, kardeşlerine ve bu kişilerin eşlerine o vasiyetname ile herhangi bir kazandırma yapılamaz. Resmî vasiyetnameyi düzenleyen memur, vasiyetnamenin aslını saklamakla yükümlüdür.
El Yazılı Vasiyetname : Medeni Kanun Madde 538’de düzenlenmiştir. Buna göre; vasiyetin tamamının el yazısı ile yazılması zorunludur. Miras bırakan bu tür vasiyetnameyi tamamen kendi el yazısı ile yazmalı ve tarihi de ekleyerek imzalamalıdır aksi halde vasiyetnamenin şekil unsurlarına uyumda sakatlık söz konusu olur.
Bu, okuma yazma bilmeyenler tarafından hazırlanamayacak bir vasiyetname türüdür.
Vasiyetnameye daha sonra bir ekleme ya da çıkarma yapılacaksa bununda mutlaka el yazısı ile tarih ve imza atarak yapılması gerekmektedir. El yazılı vasiyetname hazırlandıktan sonra herhangi bir yerde saklanabilir ya da resmi memura yahut herhangi birine teslim edilebilir.
Sözlü Vasiyetname : Medeni Kanun Madde 539 – 541 arasında düzenlenmektedir. Bu vasiyetname türü ancak çok özel şartlar varsa ve başka türlü vasiyet hazırlama imkanı bulunmuyorsa geçerli olabilir.
Miras bırakan son isteklerini o an bildirebileceği iki tanığa bildirir , tanıklar ya bu istekleri yazı altına alarak alıp altını imzalayarak vakit kaybetmeden en yakın Sulh veya Asliye Mahkemesi’ne teslim eder yada yazı altına almakla vakit kaybetmeden hemen hakime anlatarak vasiyetin tutanak altına alınmasını sağlayabilirler.
Sözlü vasiyetname yapılmasına sebep olan olayın kalkmasının üstünden 1 ay geçtikten sonra vasiyeti düzenleyen hala hayattaysa mahkeme kararı olmadan vasiyet hükümsüz hale gelir.
Vasiyetname İle Hangi İşlemler Yapılabilir ? (MK. 510 – 526)
- Mirasçılardan biri veya birkaçı mirasçılıktan çıkarılabilir
- Mirasçı atayabilir
- Mirasçılardan birine veya üçüncü bir kişiye belirli mal vasiyeti yapabilir
- Koşullar ve yükümlülükler koyabilir, yedek mirasçı atayabilir
- Vakıf kurulmasını vasiyet edebilir
Vasiyetnameler, vasiyet bırakan öldükten sonra 1 ay içinde açılır. Vasiyetnameyi açmada görevli mahkeme vasiyeti bırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Vasiyetnamenin İptali
Vasiyetnamenin iptali şu sebeplerle dava konusu edilebilir:
- Vasiyetname vasiyet edenin tasarruf ehliyeti bulunmadığı sırada yapılmışsa,
- Vasiyetname yanılma, aldatma , korkutma veya zorlama sonucu yapılmışsa,
- Vasiyetnamenin içeriği, bağlandığı koşullar veya yükümlülükler hukuka ve ahlaka aykırı ise,
- Vasiyetname kanunda belirtilen şekil şartlarına aykırı yapılmış ise iptali istenebilir.
- Vasiyetname yapanın tasarruf ehliyetinin bulunmaması,
- Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, hile, korkutma veya zorlama yoluyla yapılması,
- Vasiyetnamenin gerek içeriğinin gerekse de bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka ve ahlaka aykırı olması,
- Vasiyetnamenin Şekil yönünden noksan olması.
İptal davası, vasiyetin iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. İptal davası vasiyetnamenin tamamı veya bir kısmının iptaline ilişkin olarak açılabilir. İptali talep edilen vasiyetnameler, iptal edilmeden kendiliğinden ortadan kalkmazlar, kesin yargı kararı alınıncaya kadar hükümlerini sürdürürler. İptal davasının kesinleşmesiyle birlikte mahkeme hükmü geçmişe yönelik olarak sonuç doğurur.
Vasiyetnamenin iptali davalarında görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Vasiyetnamenin iptali davası vasiyet bırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
İptal Davasını Açma Süresi
Medeni Kanun’da vasiyetnamenin iptali davaları için üç farklı hak düşürücü süre öngörülmüştür. Bunlar;
Davacının ölüme bağlı tasarrufu, iptal sebebini, kendisinin hak sahibi olduğunu öğrenmeden itibaren bir yıllık hak düşürücü olan ilk süredir.
İptal davası açma hakkı, herhalde vasiyetname açılma tarihi üzerinden iyi niyetli davalılara karşı on yıllık süre geçmekle düşer. İptal davası açma hakkı, herhalde vasiyetname açılma tarihi üzerinden kötü niyetli davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.
İptal davası bozucu yenilik doğuran bir davadır ve geçmişe etkili sonuç doğurur. İptal davası dava açmayan kişiler için hüküm doğurmaz ve sadece davanın taraflarını bağlar. Yine vasiyetnamenin iptali davası vasiyetnamenin bir kısmı için açılabileceği gibi tamamı için de açılabilir. Vasiyetnamenin iptalinde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Vasiyetnamenin Tenfizi
Vasiyetnamenin tenfizi davası vasiyet alacaklısı tarafından açılan bir davadır. Vasiyet alacaklısı bu davayı bütün mirasçılara karşı açar ve alacaklısı olduğu vasiyetteki malın kendisine verilmesini talep eder. Bu davanın açılabilmesi için ortada geçerli bir vasiyetnamenin olması gerekmektedir yani mirasçıların iptal davası açarak vasiyetnameyi geçersiz hale getirmemiş olmaları gerekmektedir.
Vasiyet alacaklısı bu davayı vasiyetnamede belirtilen bir malın kendisine bırakıldığını öğrendiği tarihten itibaren 10 yıl içerisinde açmalıdır. Yani kendisinin vasiyet alacaklısı olduğunu ve kendisine bir malın bırakıldığını öğrenmesiyle 10 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar ve 10 yılın sonunda tenfiz davası açılmamışsa daha sonra bu davayı açma hakkını kaybedilir.
Bu dava aslında vasiyetnamenin açılmasının tamamlayıcı unsuru niteliğindedir, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/2-2 Esas S. -2007/10 Karar S. : Sulh Hukuk Mahkemesi tarafında usulünce açılmış olan vasiyetnamenin TMK 595 vd. maddelerinde belirtilen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği bu nedenle kesinleştiğinin tespiti içindir. Bu tespit başlı başına bir ayni hakkın geçirimini sağlamaz.
Tenfiz davasına bakmaya görevli mahkeme vasiye bırakanın son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesidir.